TP 2023 BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM
PROGRAMI ALDATMACASI VE “TPAO GENEL MÜDÜRÜNE AÇIK
MEKTUP”
Osman TEKİN * (02 Haziran 2014)
Birçok örnek verilebilir bu konuda. Misal TEKEL; Cumhuriyet tarihimizin
en önemli kuruluşlarındandı bir zamanlar. Ama önce tütün üreticisinin tütün
üretim ruhsatları ellerinden alındı, TEKEL işletmelerinde ve sigara
fabrikalarında çalışan işçilere de size dokunulmayacak sizin iş güvenceniz
teminat altında denilerek susturuldular. TEKEL’i bitirme planı öyle bir şekilde
uygulandıki hiç kimse farkına varamadı ve tarihler ocak 2011’i gösterdiğinde
bir baktık ki TEKEL işçileri sokaklarda, alanlarda günlerce haftalarca ve
aylarca özelleştirmeye karşı mücadele ettiler. Biber gazına, polis copuna maruz
kaldılar fakat bir şey elde özelleştirmeyi engelleyemediler. Çünkü yalnız
kalmışlardı ve nihayetinde TEKEL satıldı. Zararlıdır ya da değildir bu pek te
önemli değil. Ama günde 50–60 milyon sigara satılıyor, bu rakamı paraya
dönüştürdüğümüzde muazzam bir rakam oluyor. Ancak kendi ülkemize bir kuruş
faydası olmamaktadır. Çünkü bu paralar yabancı şirketlerin kasasına gitmektedir.
Sadece Adıyaman ilimizde tütün üreticisi olarak ekmeğini kazanan 40 bin ailenin
TEKEL’in kapanmasıyla ekmeği ellerinden alınmış oldu. TEKEL konusuna benzer
birçok örnek verebiliriz; TÜPRAŞ, PETKİM, Petrol Ofisi, Sümerbank, TEDAŞ, Türk
Telekom vs... Listeyi uzatabiliriz, lakin siz de örneklerini biliyorsunuz o
yüzden uzatmayacağım.
TPAO’nun Türkiye’nin petrol ihtiyacının sadece yüzde 9’unu karşıladığı
bilinmektedir. Buna karşılık Türkiye yıllık 50–60 milyar dolarlık petrol
ithalatı yapmaktadır. Türkiye maalesef petrol konusunda zafiyet içindedir, bunu
önlemenin yolu ülkemizin tek milli petrol şirketi olan TPAO’yu küçültmek,
taşeronlaştırmak başka başka şirketlere bölmek değil, aksine tek parça olarak
büyütmek ve güçlendirmektir. Dünyadaki bütün petrol şirketleri devletin resmi
kontrolündedir. Bu şirketlerin ya tamamı ya da çok büyük bir kısmı devletin
resmi ve kurumsal şirketleridir. Sadece ABD’de özel şirketler olarak
varlığını sürdürmektedir. Ama zaten bu petrol şirketlerinin başındaki isimler
bizzat devleti yönetmektedir, yani kısaca bütün ülkelerde petrol devletin resmi
kontrolü altındadır. Ayrıca dünyadaki petrol şirketleri sadece arama üretim
bazlı değil aksine, kolektif şirketlerdir. TPAO kuruluşundan hemen sonra; TÜPRAŞ,
PETKİM, Petrol Ofisi, BOTAŞ gibi şirketleri bünyesinde kurmuştur ve olması
gereken de budur zaten. Ama zaman içerisinde, TÜPRAŞ, PETKİM, Petrol Ofisi gibi
güzide şirketler özelleştirilmiştir. Sadece BOTAŞ kalmıştır ama BOTAŞ’ta
TPAO’dan ayrılmıştır ve özelleştirmenin pençesindedir. 2023 Bütünsel Dönüşüm
Programı adı altında sunduğunuz projenin gerçek amacının sizin bahsettiğiniz
gibi olmadığını gayet iyi biliyoruz. Siz iyi niyetli olabilirsiniz lakin her
şey iyi niyetle olmuyor. Konu kişisel değildir. Biliyoruz sizi de çok iyi
tanıyoruz, sizin kişiliğinizle ilgili bir endişemiz yoktur elbette. Ama biz
TPAO çalışanları ve sendika temsilcileri asla provokatif ve mesnetsiz davranış
içinde değiliz. Aksine tek amacımız TPAO’nun güçlü ve kolektif bir şirket
olması yönündedir. Bizler sadece çalışıp para kazanmak için evimizden daha çok
sevdiğimiz ve çok önem verdiğimiz TPAO’nun alelade çalışanları değil aksine
birer parçasıyız. Sizin veya devletin bir politikası olduğunu düşündüğümüz 2023
bize göre aslında bütünsel ayrıştırma ve parçalama programıdır diye
düşünüyoruz. Geçmiş zamanlarda birçok örneğine şahit olduğumuz özelleştirme ya
da yok etme politikaları bu şekilde üstü kapalı projelerle
gerçekleştirilmiştir. Örnek vererek değerli zamanınızı almak istemiyorum zira
siz bizden daha çok iyi biliyorsunuz söz konusu örnekleri.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder